ŞEYTAN GÖREVDE Mİ?

Eskilerin bir sözü vardır: “Şeytanın canı sıkıldı mı evlatlarını dövermiş.” Yani ortada durup dururken bir mesele çıkarılır, bir fitne ateşi yakılır ki gündem olsun, kavga olsun, söz olsun. Biz buna kısaca “şeytan görevde” deriz.

Bazı meseleler vardır ki konuşulurken sadece bir kişi değil, bir şehir konuşulur. Hele ki o kişi seçilmiş bir belediye başkanıysa, temsil ettiği makam yalnızca bir koltuk değil; o şehrin karakteri, örfü, ananesi ve asırlardır taşıdığı duruşudur.

Biz Erzurumluyuz.

Bizim kültürümüzde misafir kutsaldır. Kapıya gelen insanın kim olduğuna bakılmaz; siyasi görüşü nedir, memleketi neresidir diye hesap edilmez. Misafir baş tacıdır. Erzurum, en yok zamanında bile misafirine sofrasını açmış bir şehirdir. Dadaşlık tam da budur.

Bu kadim şehir; sanatçısından şairine, siyasetçisinden bürokratına, yerli ve yabancı turistinden resmi heyetlere kadar gelen herkesi bağrına basmıştır. Çünkü Erzurum’un mayasında izzet vardır, ikram vardır, vakar vardır.

Bugün de Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, makamının gereği olarak şehre gelen misafirleri ağırlamakta, Erzurum’un cömertliğini ve misafirperverliğini temsil etmektedir. Elbette bu süreçte harcamalar olur. Bir şehir temsil ediliyorsa, gelen konuklar ağırlanıyorsa bunun bir maliyeti de olacaktır.

Fakat bazı çevreler, bir bardak suda fırtına koparır gibi ortaya çıkıp “Şu kadar harcama yapıldı” diyerek sözde halk adına ahkâm kesmeye çalışıyor. Güya “Biz yazıyoruz, biz konuşuyoruz” diyerek kendilerini memleketin vicdanı ilan ediyorlar. Ne var ki bu millet onların söylediklerine bakıp sadece gülüyor. Çünkü Erzurum halkı neyin hizmet, neyin ucuz siyaset olduğunu çok iyi bilir.

Burası Dadaşlar diyarı Erzurum’dur.

Kıtlık zamanında bile bir keçisi olan Fatma Ana’nın, köye gelen misafiri için o keçiyi kesip ikram ettiği memlekettir burası. Köylüler “Niye yaptın?” diye sorduğunda verdiği cevap aslında Erzurum’un özüdür:

“Misafir bereketiyle gelir, gönlü hoş gider.”

Biz de aynı anlayışla diyoruz ki; bu şehre gelen herkes en iyi şekilde ağırlanır, izzetle ikram edilir ve gönül hoşluğuyla uğurlanır.

Sayın Sekmen’in şehir adına yaptığı misafirperverlikten rahatsız olanların keşke daha tutarlı bir eleştiriyle çıkmaları mümkün olsaydı. Çünkü ortaya koydukları tablo eleştiriden çok komikliğe dönüşüyor.

Her neyse…

Bir Erzurum sözüyle bitirelim:

Sırf muhalif görünmek uğruna kendini palyaçoya çevirenlere bu millet şöyle diyor:

“Hele sizin halınıza… Hele sizin vaziyetinize…”