Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…
Erzurum Valiliği bir program düzenlemiş.
Ama ne program!
Bir “gövde gösterisi”, bir “makam şovu”, bir “mış gibi yapma” organizasyonu…
Milletin makamında, milletin sözcüsü olan basın mensuplarının sıradanlaştırıldığı, bayagılaştırıldığı utanç verici bir tablo sergilendi.
Vali beyin hemen yanında, sözde Valilik Basın Sorumlusu rahat rahat kahvaltısını yaparken;
şehrin gazetecileri ayakta, yer arıyor…
Protokol mü?
Hiyerarşi mi?
Ne gezer!
Her zamanki gibi baş köşede kurum il müdürleri, basın ise “misafir bile değilmiş” muamelesi görüyor.
Alelacele bir kahvaltı…
Ardından ezber bir açıklama…
Sonra sıraya girilmiş gibi tokalaşmalar:
“Size hediye vereceğim…”
Yanlış yönlendirilmiş bir vali…
Kenardan izleyen, olup bitene ses çıkarmayan bir basın sorumlusu…
Ve adına “10 Ocak” denilen, reklam kokan bir vitrin faaliyeti.
Bu mudur gazetecilik?
Bu mudur basına verilen değer?
Resmi işler;
yağlama, yıkama ve göz boyama hareketleriyle yürütülüyor.
Ciddiyet yok, samimiyet yok, saygı hiç yok.
Ama o salonda bir yiğit çıktı.
Dedi ki:
“Sayın Valim, yanlış yapılıyor.
Biz buraya alelacele kahvaltı yapıp hediye almaya gelmedik.
Basının sorunlarını konuşmaya geldik.
Bu şehrin eksiklerini dile getirmeye geldik.
Kamuoyunun bize anlattıklarını size aktarmaya geldik.”
Ve o gazeteci, hediyeyi almadan çıktı gitti.
İşte gazetecilik budur.
İşte duruş budur.
İşte “Kral çıplak” demek budur.
Bu şehirde hâlâ yanlışlara “yanlış” diyebilen basın mensupları var.
Gerisi mi?
Ne yazık ki fiyasko.
