Dadaş Kadınının Sembol İsmi: Zekiye Çomaklı

Her şehrin bir ruhu vardır…
O ruhu taşıyan, yaşatan ve geleceğe aktaran insanlar vardır.

Zekiye Çomaklı…
Erzurum’un ruhunu omuzlarında taşıyan, bu kadim şehrin hafızasına iz bırakmış nadide isimlerden biridir. Onu anlatmak, aslında sadece bir insanı anlatmak değildir; bir kültürü, bir duruşu ve bir karakteri anlatmaktır.

Erzurum denince nasıl ki akıllara Nene Hatun geliyorsa, günümüzün sosyal ve kültürel hayatında da Zekiye Çomaklı, aynı ruhun yaşayan temsilcilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

O; sadece yazan bir kalem değildir…
Sadece şiirle uğraşan bir gönül insanı değildir…
Sadece sosyal projelerde yer alan bir isim de değildir…

O, “Dadaş kadını” kimliğini yaşayan ve yaşatan bir duruştur.

Kalemle başlayan yolculuğu, aslında bir cesaret hikâyesidir.
1980 yılında “Dobra Dobra” başlığıyla yazdığı köşe yazılarıyla Erzurum’da bir ilki gerçekleştirmiş, kadınların sesinin daha gür çıkmasına vesile olmuştur.

Kalemi serttir belki…
Ama vicdanı her zaman yumuşaktır.

Sözü nettir…
Ama samimiyetten asla uzak değildir.

Toplumun aksayan yönlerini dile getirirken geri durmayan, doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen bir karakter… İşte onu farklı kılan da tam olarak budur.

Ancak Zekiye Çomaklı’yı sadece yazdıklarıyla değerlendirmek eksik olur. Çünkü o, yazdıklarını hayatına taşıyan bir isimdir.

Şiir sergileri açmış, kitaplar yayımlamış, sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol almış, elde ettiği imkânları paylaşmayı bilmiş bir gönül insanıdır.

Kadınların üretmesi, kendini ifade etmesi ve toplumda daha güçlü yer alması için verdiği mücadele ise başlı başına bir örnektir. Kurucusu olduğu çalışmalarla birçok kadının hayatına dokunmuş, onların yolunu açmıştır.

Sanat, edebiyat, kültür, mutfak, el emeği…
Onun dünyası tek bir alanla sınırlı değildir.

Erzurum’un kültürünü bazen bir şiirle,
bazen bir fotoğrafla,
bazen de bir yemekle anlatmayı başarmıştır.

Ama belki de onu en çok anlatan şey; insanlara olan yakınlığıdır.

7’den 70’e herkesin derdiyle ilgilenen,
kapısını çalanı geri çevirmeyen,
bazen bir abla, bazen bir dost, bazen de bir “can bacı” olabilen bir yürek…

Bugün Erzurum’da “Dadaş kadını” denildiğinde, bu kavramın içini dolduran isimlerden biri olarak Zekiye Çomaklı’nın anılması boşuna değildir.

Çünkü o;
gelenek ile bugünü buluşturan,
sözüyle yol gösteren,
emeğiyle örnek olan,
yüreğiyle iz bırakan bir isimdir.

Her şehir, kendini anlatan insanlarla büyür.
Erzurum ise, böyle değerlerle anlam kazanır.

Zekiye Çomaklı…
Bazen bir şair,
bazen bir yazar,
bazen bir yol gösterici…

Ama her şeyden önce bir Dadaş kadını.

Ve bu şehir, onun gibi değerlerle ayakta kalmaya devam edecek.